Uyarı: Bu yazı buradaki haberin doğru olduğu varsayılarak yazılmıştır. Haberde yanlışlık varsa yazının geçerliliği yoktur.

Şimdi geçelim bakalım haberde ne diyor?

AYDIN’ın Kuyucak İlçesi Pamukören Beldesi’nde yaşayan ve 2 ay önce atamasının yapılması üzerine Van’ın Erciş İlçesi’ne giden sınıf öğretmeni 27 yaşındaki Sema Ertürk, depremde çöken apartmandaki dairesinde hayatını kaybetti. Eski AK Parti Aydın Milletvekili Ahmet Ertürk’ün yeğeni olan öğretmenin, deprem sırasında annesiyle telefonda konuştuğu ve son sözünün de “Anneciğim” olduğu belirtildi.
Trakya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nden 3 yıl önce mezun olan Sema Ertürk, ailesiyle birlikte yaşadığı Kuyucak İlçesi Pamukören Beldesi’ne geldi. Bir süre özel bir rehabilitasyon merkezinde öğretmenlik yapan Ertürk, yaklaşık 2 ay önce Erciş İlçesi’ne bağlı Deredam Köyü ilköğretim Okulu’na sınıf öğretmeni olarak atandı. Büyük bir heyecanla Van’a giden Ertürk, Erciş’te öğretmen arkadaşlarıyla birlikte Zeylan Caddesi’ndaki altı katlı Erdinç Apartmanı’nın altıncı katındaki daireyi kiralayıp yerleşti.

Sizce de bazı şeyler yanlış değil mi? Sema Türk Dili ve Edebiyatı bitiriyor ve iki ay önce (ağustos atamasına denk geliyor bu) Sınıf Öğretmeni olarak atanıyor. Üstelik eski milletvekili yeğeniymiş. Şimdi kötü düşünmek istemiyorum ama eğer kadrolu bir sınıf öğretmeniyse bu olay imkansız demektir. İster formasyon alsın, ister 52 bölüm bitirsin sınıf öğretmenliği bölümünden mezun olan biri dışında kimse sınıf öğretmenliği yapamaz. Bir ara gazetecileri, veterinerleri kısacası lisans bitiren herkesi aldılar ama 99 öncesiydi.

Yukarıda yazılan haber doğruysa başkalarının hakkına girilmiş ve göz göre torpil skandalına imza atılmış demektir. Geçen bakanlık görevlileri de Okan Bayülgen’i arayıp Kpss’de torpil yok dememişler miydi? Ortada hiçbir torpil iddiası yokken neden böyle bir şeyi dile getirsinler ki? Yoksa bu bir suçluluk psikolojisi mi?

Fazla mı ön yargılıyım veya peşin hükümlüyüm bilmiyorum ama uzun süredir üstünde düşünüyorum ortada bir torpil olayının olmaması için iki seçenek kalıyor:
1. Haber yanlıştır.
2. Kadrolu değil de ücretli öğretmenlik yapıyordur.

Bunu araştıracak yetkiye ve güce sahip olmadığımız için bu durum içimizi kemiren bir kurt olarak hep orada kalacak gibi. Yine de umalım gerçekler araştırılır ve biz haksız oluruz. O kadar septik olduk ki yapılacak olan araştırmanın şeffaflığına inanmamız bile sıkıntılı bir süreç gerektiriyor. Yarın Vatan çıkıp haberde yanlışlık var dese eminim birçoğumuz yine de inanmayacaktır.

Ne diyelim eğer gerçekten öyle bir durum varsa hakkım helal değildir. Yok yanlış anlaşılma varsa zan altında bıraktığım kişilerden milyonlarca kez af diliyorum.

Belki haber kaldırılır falan haberin resmini çektim aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz:
resim için tıklayın