Bana bir bardak çay getir derken sadece bir bardak çay mı istemiş oldum. Demli olsun, içine hüzünlerimi koy da getir, çabuk olsun efkarım dağılmadan, zihnim bulanmadan gelsin, şu geçen çocuktan bir tane de cigara al Ahmed Arif yanım depreşsin, dumanı tütsün üstünde, hayır! Çıkar o kaşığı şeker kullanmam, çayıma metal değmesinden de hoşlanmam. Kelimeler bu anlamlara gelir mi?

Gideceğini söyleyen bir sevgiliye sen bilirsin demek sadece kararı ona bırakmak mıdır? Ulan erkekliğe yediremiyorum gitme işte, gidersen mataramdaki su tuzlu, rüyalarımdaki sen suçlu, fırından yeni çıkmış soframdaki ekmek bayat, hayat heyhatlarla dolu bir türkü olur demek anlamına gelmez mi bu lanet olası kelimeler?

Program yapan arkadaşlara “bana her türlü uyar” derken aslında yalnızım be üstad, git de gidelim, otur da oturalım yeter ki iki kelam edelim, dostlardan selam getir, maziyi yad edelim, sen konuş ben dinleyeyim demiş de olmuyor muyuz aslında?

Kelimeler hangi anlamlara gelir? Git derken gitmemeyi, gel derken sana muhtacımı barındırmaz mı bunlar? Şair mi olmalı tüm bunları anlatabilmek için, şairleri kıskanmak kelimeleri anlamlandırmaya yetmez mi? Dumanını izlemek için sigara içmeye muhtaç mı yoksa dumansız hayaller kurabilmek de mümkün müdür?

Konuşmamalı mı yoksa? Biteviliğimizi böyle mi gizlemeli? Bir gülün kokusunu nasıl anlatsam bilemedim ki şimdi, hele bir yandan ismini bilmediğin bir çiçeğin kokusunu hissederken ismini bilmediğin bir kuşun cıvıltısıyla gönlünün mest oluşunu nasıl anlatacaksın? Kelimeler bu anlamlara nasıl gelecek ki?

Sadece düşünmeli mi, neyi ve nasıl düşünmeli, o da ayrı bir muamma ya. Bir katre miyiz yoksa muamma ummanında, yoksa koskoca umman zihnimizde bir mavi midir? Sahi mavi ne demektir mesela? Niçin severim maviyi, kelimeler bu anlamlara nasıl gelir? Adem bilir miydi maviyi, Havva’ya aşkını kelimelerin hangi anlamlarıyla anlatmıştı?

Özledim mi demek gerekir, burada olsaydı demenin güçlüğünü yaşarken birey, kalk biraz gezelim de kafamız dağılsın diyemez mi, bu anlamlara gelmez mi kelimeler? Seni seviyorum diyemeyen adamın dramı ne olacak? “Seni seviyorum ulan; martının denize, bülbülün güle, bebeğin anneye, Hayyam’ın şaraba muhtaç olduğundan daha çok muhtacım sana” diyemiyorsa öyle olmadığını mı gösterir bu?

Albayım emrin olur mu? Kelimeler tüm bu anlamlara gelsin. Emir komuta kelimelere de işler mi? Ben rüya diyeyim, o çık artık rüyalarımdan, mecbur muyum her gece biraz daha kahrolmaya, mecbur muyum her sabah yatakta 20 dakika senli rüyalarımı düşünmeye, ne ismini görmek istiyorum ne pişman olmuş çehreni rüyamda. O bunu anlasın albayım? Yapar mısın bu iyiliği ha yoksa defolup gideyim mi, gözün görmesin beni…
Not: Başlık Oğuz Atay’dan alıntıdır.

Mesela hiçbir zaman bir şiir kitabı olamayacaksın benim için.
Her yalnızlık,
her can sıkıntısı,
her fikir açlığı
ve her duygu sağanağı
anında
özlenen