Fakir bir ailenin fukara bir hayatında büyüdüğüm söylenebilir. Belki fakirliği iliklerime kadar yaşamadım ama fakirliğin ne demek olduğunu birçoğundan daha çok bildiğim söylenebilir. Öyle fakir, mağdur, mazlum edebiyatı yapmaktan hiç hoşlanmam ama gerçekleri sonuna kadar severim, çünkü bizi saran dört bir yanımızda sürekli duranlar, gerçeklerdir.

Hani insanların eşit olduğunu savunan bir güruh var ya aslında onlara lafım. Bak kardeşim ırkçılık ve dincilik temellerinden bağımsız konuşuyorum insanlar eşit değildir. Din, dil, ırk sadece birer sıfattır ve karşında Hitler, Mussolini gibi kafası sıyrıklar yoksa çok da önemli değildir. Kimileri insanları iyiler ve kötüler diye ikiye ayırır belki romantik dünyada geçerli bir sınıflamadır ama günümüz kapitalizminde saçmadır, lafu güzaftır. İnsanlar ikiye ayrılır: zenginler ve fakirler.

Bak dostum eğer fakirsen sevemezsin, hayır hayır karşı çıkma sakın. Her şeyim, canım, cananım dediğin kişinin son şeyi olursun belki sondan da bir sonraki şeyi. Üstelik zengin kız fakir oğlan triplerine bile girmiyorum. Eşit statü, eşit fakirlik. Onsuz bile hayal kuramıyorken o farkında bile olmadan fakirliğinden kaçıyordur. Her zaman mantıklı bir “hiç kimse olmazsa o vardır” seçeneğisin.

Bir şeyler istemeye hakkın yoktur. Bir araba alayım dersen “ayranı yok içmeye tahtırevanla gider sıçmaya” olur. Üstelik sen araba alırken kimseden tek bir beklenti içinde değilsin. Borcu sana, harcı sana. Olmaz! olamaz. Senin statü olarak 5 bin liralık bir arabaya bile binmeye hakkın yok. Halbuki zengin öyle mi? “Kanka yeni araban çok yakışmış”.

Ağlayamazsın kardeşim fakirsen eğer. Her akan damla acziyetinin bir göstergesidir. Ağlayıp boş işlerle zaman kaybedeceğine çalışıp para kazanmalısın, zaten bu kadar güçsüz olduğun için ağlıyorsun ya. Halbuki bak şu gelirli kardeşime, ağlıyor. Amanın ne kadar da naif bir insan. Ne kadar duygusal ve ne kadar ince yürekli. Helal olsun kardeşime. Kim demiş erkekler ağlamaz. En iyi de erkekler ağlar.

Kitap okumaların anlamsızdır, gereksiz harcamadır kitaplar senin için. Sen fakirsin neyine lan entellektüel olmak. Beymen’de bir pembe fular 400 tl! Hayır bir de karın mı doyuruyor kitaplar. Çok muteber şeyler olsaydı yazarlar fakirlik çekmezdi. Bir de gidip çoluğun çocuğun rızkını kitaplara yatırıyorsun ayıp ayıp boyundan posundan utan. Halbuki bak şu Lacoste’dan giyinen kardeşime, kitap eline ne kadar da yakışıyor. Yazarı Hikmet Anıl Öztekin mi? Ne dinci görünüp ihale koparmak derdinde mi? Tevatür kardeşim tevatür. O okuyorsa Hikmet kardeş bir numaradır. Hem isme baksana Hikmet Anıl Öztekin peh peh tam yazar ismi. Oğuz Atay, Sartre, Camus, Kafka, Abasıyanık, James Joyce, Tanpınar kim alla aşkına. Azıcık mantık. Göz var izan var sonuçta.

Toplum kabullerinin dışında bir şey yapma özgürlüğün yok senin. Sabah akşam çalışıp pazar günü beyaz atletinle ailene mangal yapmalısın. Fakirlik bunu gerektirir çünkü. Bu kabullerin dışına çıktığın an aptalın su katılmamışısın. Susuz bile içilmezsin, illa su eklenmeli sana. Ama bak bak şu varlıklı biradere bungee jumping ne kadar da yakışıyor. Atlayışı, kemeri takışı, süzülüşü… Tam bir çılgın. Dünyaya bir kere geliyoruz kardeş tabi ki atlayacaksın.

Bak bak bak oturmuş bira içiyor terbiyesiz, ahlaksız; din, namus, toplum düşmanı. Allah’tan kork hadi ondan korkun yok kuldan utan be. Cehennemde yanacaksın, hayırsız evlat! Çıkıp da “kardeş yanacaksam ben yanacağım sana ne oluyor” da diyemezsin. Halbuki şu Porsche’lu Berkecan viski mi içmiş. Olsun canım ne olacak. Gençlik işte, ileride hidayete erer mutlaka. Ermedi mi? Sıkıntı yok herkes aynı şekilde yaşayacak diye bir kaide yok ki. Onlar bizim zenginliğimiz.

Yazdın, sildin. Silmedin, sakladın. Sakladın gördün. Yazdıkların piyasada kitap diye dolanan karalamardan on kat daha kaliteli. Bastıramazsın değil mi? Okunmayacaksın. Arkanda bir ajans, bir güçlü şahsiyet, bir bir bir işte anla da bir zengin olmadan dikkate alınmayacaksın. Alınsan da 100 yıl sonra. 5 bin lira matbaaya verebilecek misin?

Hayır dostum hayır. İnsanlar eşit değildir. Zenginler vardır, fakirler vardır. Fakirler nefes almak zorundadır, zenginler nefesin her salisesinden zevk almak.

Eşit değil,
eğitimde
aşkta
kişisel tatminde
sosyal statüde.

Yine de selam olsun çalmadan, çırpmadan, yalan söylemeden; yaşayan, seven, lokmasını paylaşam kişilere. Dünya dönüyorsa sizin yüzünüzün suyu hürmetine dönüyor.

Kötü çok kötü
Ve daha kötü günlerim olmuştu
O en kötü günlerde
Daha iyi günlere çıkmanın ümidi
Hırpalamıştı hep bir tarafları
Belki çizikler bırakmıştı

Bugün
Yarınki günün bugünden iyi olmayacağını
Sonraki günün dehşetli saniyeleri
Ve geleceğin onulmaz melankolisi

Ümit saniyelerinin
Hüzne çıkan kaldırımları
Kaldırımların çiselenmiş göz yaşları
Göz yaşlarının buğ tutmuş dramı

Elbet daha kötü günler vardı
Her kötü günün ardında bir,
Bir gün ışığı özlemi;
Bir özlem en kötüsüdür oysa

Yanındadır ya da hiçtir
Vuslattır mutluluk
Özlem kulakların duygusal cellatıdır
Gözlerin akan pınarı

Yeşildir özlem
Enginlerinde ormanların bittiği değil
Gülüşlerinde insanların öldüğü.