<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlyas BAT &#124; Muhtelif Tecrübeler Silsilesi</title>
	<atom:link href="http://www.ilyasbat.com.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilyasbat.com.tr</link>
	<description>Bir başka internet sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 06 May 2012 22:05:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Son Vakitler</title>
		<link>http://www.ilyasbat.com.tr/son-vakitler</link>
		<comments>http://www.ilyasbat.com.tr/son-vakitler#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2012 21:59:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlyas Bat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişiselizmin Doruklarında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilyasbat.com.tr/?p=1092</guid>
		<description><![CDATA[Şöyle siteye girmeyeli neredeyse bir aydan fazla bir süre olmuş. En son Ziraat Bankası kafamı kızdırmıştı da o hızla bir şeyler karalamıştım. Bir de dün o meşhur romanın son sözünü yazma gereği hissettim ki aslında o kitabı okuyalı epey bir zaman olmuştu ama yazmaya fırsat bulamadım. Ne zamanmış arkadaş başbakan mısın? Aslında bu iç sesim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şöyle siteye girmeyeli neredeyse bir aydan fazla bir süre olmuş. En son Ziraat Bankası kafamı kızdırmıştı da <a href="http://www.ilyasbat.com.tr/bir-para-yatirma-hikayesi" target="_blank">o hızla bir şeyler</a> karalamıştım. Bir de dün o meşhur romanın son sözünü yazma gereği hissettim ki aslında o kitabı okuyalı epey bir zaman olmuştu ama yazmaya fırsat bulamadım.</p>
<p><strong>Ne zamanmış arkadaş başbakan mısın?</strong><br />
Aslında bu iç sesim oldukça haklı. Başbakan olsam bir iki şey karalayacak vaktim olur. Gerçi severek takip ettiğim <a href="https://twitter.com/#!/mesutbahtiyar/status/195636621314494464" target="_blank">Fatih Aker&#8217;in dediği gibi</a></p>
<blockquote><p>boş işlerle uğraşmayan insanlar çok boş insanlardır. boş adam sığlığını gizlemek için çok önemli işler yapıyor gibi takılır.</p></blockquote>
<p>boş insanın, boş uğraşları. Birkaç ay öncesine kadar gerçekten oldukça yoğundum ki neredeyse her yazıda dile getiriyordum ama gelin görün ki şu son zamanlarda boş boş dolanıyorum. Kpss hazırlığı çok yavaşladı, artık cidden bıktım. İşler her zaman ki gibi yoğun ama artık onu sorundan saymıyorum. Kod yazdıkça piştiğimi farkediyorum ve önüme gelen her şeyi kolayca çıkarıp teslim ediyorum. Onun haricinde de bol bol boş muhabbet. Sanırım sorun arkadaşlarda, arkadaşın üretken olmayınca seni de ister istemez etkiliyor. Bu arada atalarımızın &#8220;Arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim&#8221; sözünü de onaylamış olduk (Ben onaylamayınca atasözünün geçerliliği olmuyor malumunuz).<br />
Biraz bunalım mod, biraz sıkkın sıtayla takılıyorum ama nedendir bilmiyorum. Şöyle dokunsan ağlayacaksın modu oluyor ya aynen ondan işte.<br />
Bir yıldan fazladır Kpss diye başınızın etini yedim ama artık ondan da bıkmış durumdayım (<a href="http://www.ilyasbat.com.tr/hak-arama-tamam-da-adam-olduktan-sonra" target="_blank">Yazı 1</a>, <a href="http://www.ilyasbat.com.tr/son-surat-kpss-3" target="_blank">Yazı 2</a>, <a href="http://www.ilyasbat.com.tr/kpss-ve-torpil" target="_blank">Yazı 3</a>, <a href="http://www.ilyasbat.com.tr/akp-gozunden-2011-kpss-magduriyeti" target="_blank">Yazı 4</a>, <a href="http://www.ilyasbat.com.tr/meclisin-acilmasini-dort-gozle-beklemek" target="_blank">Yazı 5</a>, <a href="http://www.ilyasbat.com.tr/formasyon-problemi-ve-fefliler" target="_blank">Yazı 6</a>, <a href="http://www.ilyasbat.com.tr/ogretmenlerden-kirmizi-zarf-eylemi" target="_blank">Yazı 7</a>, <a href="http://www.ilyasbat.com.tr/son-surat-kpss-2" target="_blank">Yazı 8</a>, <a href="http://www.ilyasbat.com.tr/son-surat-kpss" target="_blank">Yazı 9</a>). Böyle tek tek linkleyince harbi çok olduğunu farkettim. Büsbütün Kpssyi boşlamış değilim, çok konuşacağım tuttu işin aslı şöyle:<br />
<span id="more-1092"></span><br />
Bir gün abi ne Kpss&#8217;si siktir et başka işlere yönel diyorum. Harbi harbi iş fikirleri arıyorum. Düşüncelerimi değerlendiriyorum, kendimi oraya buraya atıyorum. Sonra biraz düşününce tamam öğretmenlik olmasın diyorum başka memurluk olsun (çünkü her ay geleceğini bildiğin para gibisi yok), düşünüyorum düşünüyorum bir süre sonra öğretmenliğe yöneliyorum. Kpss&#8217;ye sarılıyorum bir süre sonra döngü paragrafın başına dönüyor. Böyle kısır duygular içerisindeyim yani.</p>
<p><strong>Kitap Fikri</strong><br />
Bunu ilk kez umuma açık bir şekilde dile getiriyorum (hoş kaç kişi bu yazıyı okuyacak ve okuyanların kaçı bunu önemseyecek orası muamma), en yakınlarım dahi bilmiyor. Aklımda olan bir roman taslağını yavaş yavaş kaleme alayım diyorum (klaveyeye almak daha doğru, neyse sululuğun alemi yok). İyi ve dikkatli bir roman okuyucusu olduğum için sanırım iyi şeyler ortaya çıkacaktır. Bir de kolay değil 4 yıl bunu Türkiye&#8217;nin en iyi Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi veren fakültesinde, en iyi hocalardan okuduk. O konuda sıkıntımız olmayacaktır. Kurgu ve olay da % 25 olarak hazır. Tek iş başlamak ama sanırım birkaç ay daha ertelenecek.</p>
<p>Velhasıl ne olacağını veya neye karar vereceğimi ben de bilmiyorum. Temmuz 7 kpss, başka memurluklar, iş fikri, ofis, dükkan, roman taslağı, elimdeki işler kafamda bir o yana bir bu yana dönüyor. Ne yapacağımı ben de bilmiyorum ama mutlaka bir şeyler yapmalı bu yaşları bir daha bulamayacağız&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilyasbat.com.tr/son-vakitler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zübüklük Nedir</title>
		<link>http://www.ilyasbat.com.tr/zubukluk-nedir</link>
		<comments>http://www.ilyasbat.com.tr/zubukluk-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 20:00:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlyas Bat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[aziz nesin zübük]]></category>
		<category><![CDATA[zübük]]></category>
		<category><![CDATA[zübüklük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilyasbat.com.tr/?p=1087</guid>
		<description><![CDATA[İlçe ortaokulunun Almanca öğretmeni bir arkadaşına şu mektubu yazıyor. Canım kardeşim, Yarın burdan ayrılıyorum. Sevinçliyim sanma, üzüntülü de değilim. İçinde bulunduğum ruh halini sana bilmem ki nasıl anlatsam&#8230; İster istemez yine sana Zübükzade denilen insanlık dışı yaratıktan söz etmek zorundayım. İnsanın bu kadar ahlaksızı, gerçekten hayatta değil, ancak Shakspear&#8217;in piyeslerinde bulunabilir. Sanki bu adam, büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilyasbat.com.tr/wp-content/yuklemeler/resim/2012/05/zubuk.jpg"><img src="http://www.ilyasbat.com.tr/wp-content/yuklemeler/resim/2012/05/zubuk.jpg" alt="" title="zubuk" width="300" height="200" class="alignleft size-full wp-image-1089" /></a>
<p style="text-align:right"><i>İlçe ortaokulunun Almanca öğretmeni bir arkadaşına şu mektubu yazıyor.</i></p>
<p><strong>C</strong>anım kardeşim,<br/><br />
Yarın burdan ayrılıyorum. Sevinçliyim sanma, üzüntülü de değilim. İçinde bulunduğum ruh halini sana bilmem ki nasıl anlatsam&#8230; İster istemez yine sana Zübükzade denilen insanlık dışı yaratıktan söz etmek zorundayım. İnsanın bu kadar ahlaksızı, gerçekten hayatta değil, ancak Shakspear&#8217;in piyeslerinde bulunabilir. Sanki bu adam, büyük dramcının yarattığı, rolünü çok benimsemiş bir hain tiptir ve sahneden fırlayıp insanların arasına, gerçek hayata katılmıştır. Bu adam yaşamıyor; durmadan hemcinslerine kötülük ederek, önüne geçilmez kötü kaderinin çizdiği yoldan gidiyor.
</p>
<p>
Ankara&#8217;dan dönüşünden sonra burada kimse yüzüne bakmıyordu. Ama herkes içten içe ondan korkuyordu. Aklı Evvel Bekir Hoca kaç kere,
</p>
<p>
- Bak görürsünüz, demişti, kimbilir gene ne domuzluklar kuruyordur. Gene bizi oyuna getirecektir. Allah vere de kanmasak.
</p>
<p>
Aylarca siftindi, durdu. Ona ikibin lirayı Kemik Mıstık&#8217;la gönderdiğimin ertesi günü Ankara&#8217;ya gitti. Dönüşünde, &#8220;Tamam sen o işi olmuş bil,&#8221; dedi.
</p>
<p><span id="more-1087"></span></p>
<p>
Aradan aylar geçti, olmuş olacak hiçbirşey yok. Ama Zübükzade İbrahim Bey, şimdi hemşerilerinin gözdesi, Muhalif, muvafık, onu hepsi de el üstünde tutuyorlar. Durup dururken ortaya bir vilayetlik işi çıkardı. Zübük İbrahim, bu ilçeyi vilayet yaptıracakmış. Burası bir vilayet olursa, ilçenin her bişi halledilecek, başlarına bir vali geldi mi, yollar, fabrikalar yapılacak, lise yapılacak. Vilayet olmaktan başka hiçbişey konuşulmuyor. Hükümeti kızdırmamak için muhalif partiler kendilerini kapadılar, tabelalarını da söküp indirdiler. Şimdi hepsi zübük&#8217;ün etrafında birleşti. Nerdeyse ona tapacaklar. Ankara&#8217;ya bugün bir heyet yola çıktı. Başlarında da tabii Zübük&#8230; Avukat Burhan&#8217;la, Muhalif Kadir Efendi ve bütün ötekiler de birlikte sabahtan akşama kadar kasabada bayram yapıldı. Memet Çavuş Hıdırlık doruğundan bütün gün top patlattı. Davulvu Topal Veysel&#8217;le zurnacı Çingen Hüseyin geceyarılarına kadar çalıp durdular. Heyet başkanı Zübük, yola çıkmadan önce kaptıkaçtının üstüne çıkıp bir nutuk çekti. Burası vilayet olursa, halkın neler neler kazanacağını anlattı. Sonra heyet kaptıkaçtıya doldu. Giderken iki koç kurban edildi.
</p>
<p>
Alanın gerisinde durup şaşkınlık için bakakaldım.
</p>
<p>
Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz.
</p>
<p>
Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra, kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük&#8217;te birleştiğini görünce ona kızıyoruz.
</p>
<p>
Bu zübükler heryerde var, biz zübükler nerde varsak, onlar da orda&#8230;
</p>
<p>
Zübük İbrahim paramı alıp beni kandırdığı için böyle söylemiyorum. Ama böyle doğru düşünebilmem için, benim de aldatılmam gerekliydi. Nasıl aldandığımı kimseye söylemedim. Aslında aldatmak isteyen bendim. Zübükler de işte bu duygumuzdan yararlanıp bizi kandırıyor. Daha doğrusu, biz önce kendimizi kandırıp onları da bizi kandırsınlar diye zorluyoruz. Kendi içimizdeki zübükleri biriktirip, birleştirip zorlaya zorlaya zübük yaratıyoruz. Gerçekte, zübük biziz, benim, sensin&#8230; Karşımıza bir zübük çıkıyorsa, onun zübüklüğünde bizim de bir parçamız var.
</p>
<p>
Öğretmenlikten istifa ettim. Yarın sabah erkenden buradan ayrılıyorum. Ama her gittiğim yerde bu zübükleri göreceğimi biliyorum. Çünkü bu zübüklük bizde yaşıyor. Onları birer zübük olarak yaratan, ortaya çıkaran bizleriz. Benim içim şimdilik te amaç, burdan kurtulmak. Ama gerçekten zübüklerden, kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz? İşte bu soruya cevap veremediğim için nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilemiyorum. Yeni gideceğim yerden sana mektup yazar, önce kendi zübüklüğümden kurtulup kurtulamadığımı anlatırım. Sevgiler&#8230;
</p>
<p><strong>Aziz Nesin</strong> &#8211; <b>Zübük</b> Kağnı gölgesindeki it (S.267)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilyasbat.com.tr/zubukluk-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Para Yatırma Hikayesi</title>
		<link>http://www.ilyasbat.com.tr/bir-para-yatirma-hikayesi</link>
		<comments>http://www.ilyasbat.com.tr/bir-para-yatirma-hikayesi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2012 14:07:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlyas Bat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglasak da mı saklasak]]></category>
		<category><![CDATA[ığdır merkez ziraat bankası]]></category>
		<category><![CDATA[ziraat bankası]]></category>
		<category><![CDATA[ziraat bankası rezilliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilyasbat.com.tr/?p=1081</guid>
		<description><![CDATA[Malumunuz efendim diye diye dilimde tüy bitti, ben Kpss hazırlığı yapan birisiyim. Bu yıl da ne hikmetse Kpss başvuruları bir ay erken yapılıyor. Neyse meselemiz başvuru tarihi veya nasıl yapıldığı değil. Konu rezil Ziraat Bankası! 55 lira bayılmak için bugün Ziraat Bankasının yolunu tuttuk. Sıraya girdik, ebesinin nikahından dedesinin kabrine kadar sıra var. El mecbur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malumunuz efendim diye diye dilimde tüy bitti, ben Kpss hazırlığı yapan birisiyim. Bu yıl da ne hikmetse Kpss başvuruları bir ay erken yapılıyor. Neyse meselemiz başvuru tarihi veya nasıl yapıldığı değil. Konu rezil <strong>Ziraat Bankası</strong>!</p>
<p>55 lira bayılmak için bugün Ziraat Bankasının yolunu tuttuk. Sıraya girdik, ebesinin nikahından dedesinin kabrine kadar sıra var. El mecbur gireceğiz sıraya Kpss bu şakası olmaz. Ha bu arada araya bir not girmeliyiz. Yıllardır <strong>Iğdır Merkez Ziraat Bankası</strong>nın numaratörleri çalışmıyor. Yani ya seve seve ya da yine seve seve orada bekleyeceksin. Sıra alıp işlerimi yapıp geleyim gibi bir durum söz konusu değil. Yiyorsa çık sıradan.</p>
<p>Efendim gel zaman git zaman sonunda sıra geldi! Tamamdır abi iki dakikada işler hazır derken görevli sırıta sırıta Kpss ücretleri gişeden yatırılmıyor yeni sistemde, bankamatikten yatırmanız gerekiyor demesin mi? Tahmin edileceği üzere kan tepeme sıçradı ama bir şey de diyemiyorsun. Bre müdüriyet biliyorsun ki bu hafta Kpss başvuruları alınıyor bir a4 kağıdına &#8220;<em>Lütfen Kpss ücretlerini bankamatikten yatırın gişeler kabul etmiyor.</em>&#8221; yazamıyor musun? Allah bilir orada sıra bekleyerek küfrede küfrede çıkan kaçınçı ziraatzedeydim.<br />
<span id="more-1081"></span><br />
Neyse efendim el mecbur bankamatik sırasına girdik, sonunda orada da sıra geldi. Alışmışız beklemeye, yeter ki mesele bekleme olsun, sayılı zaman çabuk geçiyor işte. Neyse o anki heyecanımı tarif edemem. Heyecanla geçtim bankamatiğin başına uğraş uğraş zort bir hata <strong style="color: red;">Merkezle bağlantı kurulamadığından işleminiz gerçekleştirelemiyor!</strong> Haydaaa buyur buradan yak. Neyse yakacak, yapacak, sövecek, kızacak bir şey yok deyip bir diğer bankamatiğin yolunu tuttuk. Orası da biraz uzak&#8230;</p>
<p>Artık o bankamikteki sıra bekleme maceramı geçiyorum, en az diğer Ziraat bankamtikleri kadar eziyet dolu. Orada şükür ki merkezle irtibat kuruldu. 60 lirayı hazneye koydum tamamdır abi bu iş oldu sırıtışı suratımdayken zırt bir hata daha. 5 lira para üstü veremiyormuş, koskoca Ziraat bankamatiği. Sen bir bankamatiğe avuç içi okuma sistemi koy ama 5 lira para üstü veremesin ayıptır abi ya.</p>
<p>Oradan çıkarken bir anda abi Vakıfbank&#8217;ta da paraların yatırabildiği aklıma geldi. Gittim numaratikten sıramı aldım, iki dakika sonra sıra geldi. İki dakika da para yatırma işlemi sürdü. Bir dakika da hayranlıkla açılan ağzımı kapatmak aldı. Ziraat&#8217;te saatlerce uğraştığım işlemi 5 dakikada Vakıfbank&#8217;ta yaptım.</p>
<p>Buradan anlıyoruz ki iyi yıllardır Ziraat&#8217;le çalışmak aklımın ucundan dahi geçmemiş. Devlet bankası mı aman aman Allah düşmanımın başına vermesin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilyasbat.com.tr/bir-para-yatirma-hikayesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PHP Array_search Fonksiyonu</title>
		<link>http://www.ilyasbat.com.tr/php-array_search-fonksiyonu</link>
		<comments>http://www.ilyasbat.com.tr/php-array_search-fonksiyonu#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 09:50:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlyas Bat</dc:creator>
				<category><![CDATA[PHP]]></category>
		<category><![CDATA[array_search]]></category>
		<category><![CDATA[php]]></category>
		<category><![CDATA[php array fonksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[php array_search]]></category>
		<category><![CDATA[php dizi fonksiyonları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilyasbat.com.tr/?p=1077</guid>
		<description><![CDATA[PHP dizi fonksiyonlarına son sürat devam ediyoruz. Hızımız biraz kesiliyor işlerden dolayı ama olsun. Hemen geçelim bakalım array_search() fonksiyonunun ne yaptğına. Kullanımı: array_search($aranacak_deger,$dizi_degisken); Kabaca array_search() dizi değişkenin değerlerinden birinin indisini veriyor. Örnek verelim Çıktı: Bir başka örnek: Çıktı:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>PHP dizi fonksiyonlarına son sürat devam ediyoruz. Hızımız biraz kesiliyor işlerden dolayı ama olsun. Hemen geçelim bakalım array_search() fonksiyonunun ne yaptğına.<br />
Kullanımı: array_search($aranacak_deger,$dizi_degisken);<br />
Kabaca array_search() dizi değişkenin değerlerinden birinin indisini veriyor. Örnek verelim</p>
<pre class="brush: php; title: ; notranslate">
$degisken[0] = 'ilyas';
$degisken[1] = 'bat';
$degisken[2] = 'beytul';
$degisken[3] = 'web';
$degisken[4] = 'internet';
$degisken[5] = 'bırrr';
echo  array_search('web',$degisken);
</pre>
<p>Çıktı:</p>
<pre class="brush: xml; title: ; notranslate">
3
</pre>
<p>Bir başka örnek:</p>
<pre class="brush: php; title: ; notranslate">
$degisken['ilyasbat'] = 1;
$degisken['admin'] = 2;
$degisken['moderator'] = 3;
$degisken['profing'] = 4;
echo array_search(3,$degisken);
</pre>
<p>Çıktı:</p>
<pre class="brush: xml; title: ; notranslate">
moderator
</pre>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilyasbat.com.tr/php-array_search-fonksiyonu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Larry Ellison Yale Üniversitesi Mezuniyet Töreni Konuşması</title>
		<link>http://www.ilyasbat.com.tr/larry-ellison-yale-universitesi-mezuniyet-toreni-konusmasi</link>
		<comments>http://www.ilyasbat.com.tr/larry-ellison-yale-universitesi-mezuniyet-toreni-konusmasi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Mar 2012 12:48:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlyas Bat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Larry Ellison]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilyasbat.com.tr/?p=1069</guid>
		<description><![CDATA[Larry Ellison&#8217;ın kim olduğunu bilmiyorsanız sondaki kaynaktan fikir edinebilirsiniz. Yale Üniversitesi mezunları, daha önce böyle bir giriş görmediğinizi tahmin ediyorum ama benim için bir şey yapmanızı istiyorum. Lütfen, etrafınıza iyice bakın. Solunuzdaki sınıf arkadaşınıza, sonra da sağınızdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın. Ve şimdi şunu aklınıza koyun: Bundan beş yıl sonra, on yıl sonra, hatta otuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilyasbat.com.tr/wp-content/yuklemeler/resim/2012/03/Andg6igCMAAy4-l.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1072" title="Andg6igCMAAy4-l" src="http://www.ilyasbat.com.tr/wp-content/yuklemeler/resim/2012/03/Andg6igCMAAy4-l-135x300.jpg" alt="" width="135" height="300" /></a>Larry Ellison&#8217;ın kim olduğunu bilmiyorsanız sondaki kaynaktan fikir edinebilirsiniz.</p>
<p>Yale Üniversitesi mezunları, daha önce böyle bir giriş görmediğinizi tahmin ediyorum ama benim için bir şey yapmanızı istiyorum. Lütfen, etrafınıza iyice bakın. Solunuzdaki sınıf arkadaşınıza, sonra da sağınızdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın.<br />
Ve şimdi şunu aklınıza koyun: Bundan beş yıl sonra, on yıl sonra, hatta otuz yıl sonra, solunuzdaki kişi hiçbir şeyi başaramamış olacak. Sağınızdaki kişi de aslında hiçbir şey başaramamış olacak.. Ve siz, ortadaki? Ne bekliyorsunuz? Siz de başaramayacaksınız.<br />
<strong>Başaramayacaksınız !</strong><br />
Aslında bugün şöyle bir etrafıma baktığımda parlak bir gelecek için yüzlerce umut ışığı göremiyorum. Yüzlerce değişik endüstride liderliği ele alacak kişiler de göremiyorum. Görebildiğim tek şey, geleceği başarısızlıktan başka bir şey olmayacak yüzlerce insan. O kadar. Sinirlendiniz. Bu anlaşılabilir bir şey.<br />
Ben, Lawrence (Larry) Ellison, üniversite terk, kim oluyorum ve bu yetkiyi nerden alıyorum ki, ülkenin en prestijli yükseköğrenim kurumunun bu yılki mezunlarına böyle şeyler söyleyebiliyorum?<span id="more-1069"></span><br />
<strong>Bu yetkiyi nereden aldığımı söyleyeyim:</strong><br />
Çünkü ben, Lawrence (Larry) Ellison, üniversite terk ve dünyanın en zengin ikinci adamıyım. Siz değilsiniz.<br />
Çünkü Bill Gates, o da üniversite terk ve dünyanın -şimdilik- en zengin adamı. Siz değilsiniz.<br />
Çünkü Paul Allan, o da üniversite terk ve dünyanın en zengin üçüncü adamı. Siz değilsiniz.<br />
Başka örnekler de var. Mesela Michael Dell, o listede 9 numara ve yukarı doğru hızla tırmanıyor, o da üniversite terk. Ve siz o listede hâlâ yoksunuz. HımmmŞimdi çok kızdınız. Bu da anlaşılabilir.<br />
<strong>O halde biraz da gururunuzu okşamama izin verin.</strong><br />
Pek çoğunuz burada dört ya da beş yıl eğitim gördünüz. Geleceğinize yönelik oldukça iyi bir eğitim aldınız, bilmeniz gereken pek çok şeyi öğrendiniz. İyi çalışma alışkanlıkları edindiniz. Burada, hayatınızın geri kalan kısmında size yardımcı olacak bir sürü insan tanıdınız, onlarla bağlantı kurdunuz.<br />
Ve hayatınız boyunca yanınızdan ayrılmayacak bir kavramla güçlü bir ilişkiniz oldu burada: TERAPİ.<br />
Bunların hepsi güzel şeyler. Gerçekten, kurduğunuz arkadaşlık bağlarına ihtiyacınız olacak. Bu çalışma alışkanlığına ve ´terapi´ye de ihtiyaç duyacaksınız hayat boyu. İhtiyacınız olacak, çünkü üniversiteyi terk etmediniz. Dolayısıyla, asla dünyanın en zengin insanları arasına katılamayacaksınız.<br />
Elbette, belki de listeye 10 ya da 11. sıradan, Microsoft yöneticisi Steve Ballmer gibi, girebilirsiniz. Ama herhalde onun kimin için çalıştığını söylememe gerek yok, değil mi? Sadece kayda geçsin diye söylüyorum, o da zaten masterdan terk. Biraz geç kalmış anlayacağınız.<br />
Son olarak, herhalde bazılarınız, ya da umarım bu konuşmadan sonra çoğunuz, kendi kendinize soruyorsunuz: ´Yapabileceğim bir şey var mı? Bir umut var mı?´<br />
Maalesef hayır. Geç kaldınız. Beyninize çok şey dolduruldu, siz onlara bakıp birşeyler bildiğinizi sanıyorsunuz. <strong>Artık 19 yaşında değilsiniz</strong>. Eveeet, şimdi gerçekten çok kızdınız. Bunu anlayabiliyorum.Belki de şu an, size bir umut ışığı vermenin, bir çıkış yolu göstermenin tam zamanıdır.<br />
Hayır, 2000 mezunları size değil. Siz kaybettiniz. Sizi, yılda 200 bin dolarlık komik maaş çeklerinizle baş başa bırakıyorum. Üstelik o maaş çekinin üstünde sizden birkaç yıl önce okulu terk etmiş birinin imzası olacağını söyleyerek. Öğütlerim size değil daha alt sınıfta okuyanlara.<br />
Size söylüyorum: Hemen ayrılın. Bir kez daha vurgulamak istiyorum: <strong>AYRILIN</strong>. Hemen toplayın eşyalarınızı ve fikirlerinizi ve bir daha da geri dönmeyin. Terk edin! Her şeye yeniden başlayın.<br />
Size söyleyebileceğim tek şey, o başınızdaki kepler ve üstünüzdeki kıyafetin sizi aynen şu güvenlik görevlilerinin beni kürsüden aşağı çektiği gibi aşağı çektiği&#8230;<br />
<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Larry_Ellison" target="_blank">Kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilyasbat.com.tr/larry-ellison-yale-universitesi-mezuniyet-toreni-konusmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fetih 1453 Hayal Kırıklığı</title>
		<link>http://www.ilyasbat.com.tr/fetih-1453</link>
		<comments>http://www.ilyasbat.com.tr/fetih-1453#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2012 10:39:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlyas Bat</dc:creator>
				<category><![CDATA[İzlediklerim]]></category>
		<category><![CDATA[fetih 1453]]></category>
		<category><![CDATA[fetih 1453 ve hayal kırıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[fetih 1453 yorumları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilyasbat.com.tr/?p=1053</guid>
		<description><![CDATA[Bir süredir yere göğe sığdırılmayan, anlatıla anlatıla bitirilmeyen Fetih 1453’e gitmek sonunda nasip oldu. Daha önce çok kez bahsettiğim gibi (bir, iki, üç) memleketimizde sinema yok. Bir iş için Erzurum’a gitmişken filme de girdik. Film bende tek kelimeyle hayal kırıklığı yarattı. Beni üzen bir başka olaysa Twitter’da Fetih 143, Kara Murat’ın bol efektli hali. Hayal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright  wp-image-1056" title="fetih-1453" src="http://www.ilyasbat.com.tr/wp-content/yuklemeler/resim/2012/03/fetih-1453.jpg" alt="" width="216" height="311" /></p>
<p>Bir süredir yere göğe sığdırılmayan, anlatıla anlatıla bitirilmeyen <strong>Fetih 1453</strong>’e gitmek sonunda nasip oldu. Daha önce çok kez bahsettiğim gibi (<a href="http://www.ilyasbat.com.tr/rio-soygunu" target="_blank">bir</a>, <a href="http://www.ilyasbat.com.tr/sevdigim-markalar" target="_blank">iki</a>, <a href="http://www.ilyasbat.com.tr/dogu-illerine-vergi-muafiyeti-istiyorumz" target="_blank">üç</a>) memleketimizde sinema yok. Bir iş için Erzurum’a gitmişken filme de girdik. Film bende tek kelimeyle hayal kırıklığı yarattı. Beni üzen bir başka olaysa Twitter’da <a href="https://twitter.com/#!/ilyasbat/status/175998704434683904" target="_blank">Fetih 143, Kara Murat’ın bol efektli hali. Hayal kırıklığı…</a> tweetini yazdıktan sonra gelenler. Anlamıyorum bir film çok yüksek bütçeli olduğu zaman veya dini – milli değerleri işlediği zaman kötü olamaz mı? Beğenilerimizi film yapımcılarının imkanına çok çabuk sunuyoruz. Eğer bizi biraz etkilemek için yatırım yapmışlarsa deyim yerindeyse film medyada biraz fazla pohpohlanmışsa anında beğeniyoruz o filmi. Hele bir de vatan, millet, Sakarya, din, iman, Kur’an girdi mi işin içine olay tamamdır (bunları inançsız biri olarak yazmıyorum).</p>
<p><strong>Kötü ama neden?</strong></p>
<p>Öncelikle efektler… Gerçekten çok kötülerdi, hani bilgisayar yapımı oldukları ayan beyan belliydi. Fazla özenilmemiş mi yoksa sağlam iş yapan birileri mi bulunamamış bilmiyorum. Özellikle filmin başlarındaki Fatih’in rüyasındaki ateş efekti tam anlamıyla berbattı. Çocuk filmi gibi.<br />
<span id="more-1053"></span><br />
Bir başka mesele bilgi yanlışlıkları, hani film bir olayı kaynak olarak alıp onun üzerine bir şeyler ekleyerek gidebilir. İlla birebir olayla aynı olmak zorunda değil ama bu Fetih için geçerli değil. Çünkü birebir gerçekliği yansıtmaya çalışmışlar. Birçok bilgi yanlışlığı vardı, ha belki filmde değil de bizim tarih kitaplarında bilgi yanlışlığı vardır o ayrı mesele.</p>
<p><em><strong>Roman sanatında bir şey vardır. Eğer bir ayrıntıya yer veriliyorsa o ayrıntı ilerleyen zamanlarda mutlaka bize bir şey olarak döner. Yani aslında o anlatılan bazı şeylerin habercisi ve hazırlayıcısı niteliğindedir.</strong></em> Bu iyi bir film için de geçerlidir. Kaliteli filmlerde özellikle Christopher Nolan’ın filmlerinde her ayrıntıya dikkat etmeye çalışır, verilenlerden ipucu çıkarmaya çalışırız. Pohpohlamanın etkisiyle bu filmde de aynısını yapmaya başladım ama gerçekten boşa çaba harcadım. Filmde verilen birçok ayrıntı gereksiz ve saçma yere verilmiş gibiydi. Hani tarih kitabından böyle okuduk bunu da filme koyalım gibi bir şey olmuş. Fatih, filmin başında bayağı bir siyasetçi politika izledi. Gerek elçilerle gönderdiği mesajlarda gerekse kendini tahttan indiren veziri tekrar baş vezir yapmasıyla. Bunun yanı sıra bir yandan dengeli bir siyaset izlerken bir yandan da savaş planları yapıyordu. Yalnız bu güdülen siyaseti filmde hiçbir şekilde göremedik. Bunların Fatih’e veya fethe ne gibi bir faydası oldu anlayamadık. Gereksiz verilmiş bazı ayrıntılar gibiydi. Donanmanın Haliç’e indirilmesi aynı. Çok yer kapladı filmde ama o donanmaların zafere katkısı ne oldu anlayamadık. Tamam Bizans imparatoru o tarafa asker kaydırdı ama kaydırılan askerlerin yerindeki zafiyet izleyiciye hissettirilmedi. Yani donanma indi de ne oldu sorusu akıllarda uyanıyor. Tabi ondan önce donanmanın yakılmış olması da ayrı bir ironi. Ya kısa sürede yeni gemiler inşa edildi ya da yedekte gemiler vardı bu da verilmedi izleyiciye. Bu haliyle o sahne yapımcının şu diyaloguyla oluşmuş gibi : <font color="#dd6600">“Hacı biliyor musun Fatih gemileri karadan yürütüp Haliç’e indirmiş, bizim filme de koyalım bunu”.</font></p>
<p>Oyunculuklar filmde ayrı bir şekilde kötüydü, Fatih’i oynayan kişi bir türlü padişah otoritesini görüntü olarak oturtamadı benim gözümde. Bizans imparatoru da aynı. Kara Murat’taki kötü imparatorlar gibi. İstanbul’un fethi sırasında, surları yıkıp girdikleri sırada bir kılıç sahnesi var ki bittim resmen. Sanki ağır çekimde oynuyordu sahne, kılıç kalkan oyunundaki gibi ağır çekimli dövüş sahnesi yakışmamış bu kalitede bir film yapmaya çalışan yönetmene.<br />
Şu imparatora değinmişken bir şey de ekleyeyim ya arkadaş her filmde illa savaşı kaybeden tarafın yönetici kötü, kazanan tarafın yöneticisi iyi mi olmalı? Bizimkilerin düşmanı iyi adam olamaz mı? Üstelik bizimkiler istila etmek istiyor, o ise vatanını savunuyor olayı hakkaniyete vurduğunda daha haklı (olayın tarihsel bir derinliği mutlaka vardır, söylediklerim film için). Bir de kötü adam imajı oturtmak için sürekli danslı, kızlı eğlencelerde gösteriyorlar. Arkadaş Fatih’in haremi var be! :)</p>
<p>Bu arada filmde Ulubatlı Hasan Ela ile fuhuş yapmış durumda. Bu da inançlı bir Osmanlı askerinin yapacağı son şeydir herhalde. Filmde dine ve şahadete o kadar önem verip, yardımcı kahramana fuhuş yaptırtmak da ayrı bir durum.</p>
<p>Ya aslında yazdıkça yazasım geliyor ama fazla da uzatınca okunmuyor. Son birkaç şeyi de söyleyip geçmek istiyorum:<br />
<strong style="color:red">Sevgili Fetih 1453 Yapımcısı:</strong></p>
<ul>
<li>Ela’nın erkek kılığına girip hiç erkeğe benzememesi ve top atölyesinde Hasan’la fingirdeşmesi</li>
<li>Sırf şair olduğunu göstermek için Fatih’e şiir yazdırılması</li>
<li>Hasan’ın karnından vurulup ağzından kan geldikten sonra dişlerinin bembeyaz görünmesi</li>
<li>Ela ile Hasan’ın savaşa gidersin, gitmezsin tartışması</li>
<li>Lağımcının son sahnede gereksiz yere milli duyguları depreştirmek için kendini de patlatması</li>
<li>Baş vezirin adının mektupta geçip de nedeninin verilmemesi</li>
</ul>
<p>Cidden saçma olmuş. Ya hep film film dedik de yukarıda da dediğim gibi film miydi, belgesel miydi belli değil. Duyulan her olay verilmeye çalışılmış, şimdiye kadar gelen her söz saçma sapan yerlerde oyunculara söyletilmiş vs vs.</p>
<p><strong><em>Yalnız hakkını yemeyelim Fatih’in oğlunu kucakladığı sahne çok duygusal ve yerindeydi.</em></strong> Belki de filmin en başarılı sahnesi. Sanırım Türk sinemasının sadece komedi ve dram türündeki filmlerine gitme geleneğim bir süre daha devam edecek. Yabancı hayranlığım yok yalnız onu da belirteyim.</p>
<p>Fetih 1453 başlı başına bir başyapıt veya büyük bir sanat eseri değil ama gelecek kaliteli filmler için bir haberci veya onlar için bir basamak olabilir. Umarım bu tarz filmlerde de Türk sineması harika filmler çıkarır. Türk sinemasında büyük bir kurgu eksikliği var. Olay başlar, gelişir, biter. Tekdüze sıradan bir düzen izler. İzleyiciyi şaşırtmaz ve sonu genelde başından bellidir. Aşk Tesadüfleri Sever filmi bunun biraz dışında ama onun da oyunculuklar aşırı kötüydü. Artık Türk film izleyicileri sonunda <strong>“vay be”</strong> demek istiyor!</p>
<p><strong>Dipnot</strong>: Bu yazı için de abuk sabuk tepkiler alacağım biliyorum ama yukarıda da dediğim gibi bir film çok reklamı yapılınca, çok para harcanınca ve dini – milli duyguları işleyince iyi film olmuyor. Hatta bana çok biliyorsan sen bir film çek de onun gibi olsun diyen bile oldu. Harika tek kelimeyle. :) Bu kadar iddialı arkadaşlar, çok değil 1 yıl sonra Oscar’lar var, öve öve bitirilmeyen bu film bakalım neler yapacak orada?<br />
Kalın sağlıcakla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilyasbat.com.tr/fetih-1453/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ücretli Öğretmenlik?</title>
		<link>http://www.ilyasbat.com.tr/ucretli-ogretmenlik</link>
		<comments>http://www.ilyasbat.com.tr/ucretli-ogretmenlik#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2012 17:53:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlyas Bat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglasak da mı saklasak]]></category>
		<category><![CDATA[ücretli öğretmenin hakları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[ücretli öğretmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[ücretli öğretmenlik nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilyasbat.com.tr/?p=1046</guid>
		<description><![CDATA[Daha önce muhtelif yazılarda (1,2) adı geçen şey pek muhterem ücretli öğretmenlik! Ufak da olsa neye yarar, nedir bu birinci ağızdan bilgi vereyim. Birinci ağız derken yanlış anlaşılmasın Milli Eğitim Müdürü falan değilim, sadece ücretli öğretmenliği yeni bıraktım. Nedir bu ücretli öğretmenlik? Ücretli öğretmenlik devlet eliyle yapılan sömürü düzenidir. 2000 lira maaşla yapılan işi 800 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce muhtelif yazılarda (<a href="http://www.ilyasbat.com.tr/akp-gozunden-2011-kpss-magduriyeti">1</a>,<a href="http://www.ilyasbat.com.tr/hak-arama-tamam-da-adam-olduktan-sonra">2</a>) adı geçen şey pek muhterem ücretli öğretmenlik! Ufak da olsa neye yarar, nedir bu birinci ağızdan bilgi vereyim. Birinci ağız derken yanlış anlaşılmasın Milli Eğitim Müdürü falan değilim, sadece ücretli öğretmenliği yeni bıraktım. </p>
<p><strong>Nedir bu ücretli öğretmenlik?</strong></p>
<p>Ücretli öğretmenlik devlet eliyle yapılan sömürü düzenidir. 2000 lira maaşla yapılan işi 800 liraya kotarma işidir. Biraz daha detay:<br />
Lisans mezunu herhangi bir kişinin herhangi bir dalda öğretmenlik yapmasıdır ücretli öğretmenlik. Yalnız maaş karşılığı değil de ek ders karşılığı ücret alır.<br />
<strong>Nasıl Yani?</strong><br />
Hemen kaba bir hesap yapalım. Ders ücreti saat başı 7.8 liradır. Bir haftada 20 saatiniz var, 4 haftada 80 saat yapar 80*7.8 = 624 Tl para alırsınız. Bir aylık emek karşılığı. Müthiş para değil mi? Sizinle aynı işi yapan öğretmen ise bu iş karşılığı ortalama 1800 lira alır. Üstelik emeklisi tam olarak yatar, size bunun karşılığında bir ayda 7 &#8211; 8 gün emekli yatar. </p>
<p><strong>Şartları:</strong><br />
Öyle ahım şahım şartı da yok. Lisans veya ön lisans mezunu olmanız ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü Atama Şubesinde tanıdığınız olması yeterli. Diplomanızın o branşla ilgisi olmasa da olur. </p>
<p><strong>Yalnız!</strong><br />
İstediğiniz zaman, okul idaresi veya Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından işinize son verilebilir. Hiçbir güvenceniz yok. 657 tabiyeti falan da söz konusu değil haliyle.<br />
<span id="more-1046"></span><br />
<strong>Hakları Neler?</strong><br />
Bir iki avantajı var, avantaj da demeyelim ücretli öğretmenlere şu görevler verilemez diyelim:</p>
<ul>
<li>Herhangi bir nöbet</li>
<li>Eğitsel kol veya klüp çalışması</li>
<li>Özel günlerde görev</li>
<li>Sınıf rehber öğretmenliği</li>
<li>Kantin sorumluluğu</li>
</ul>
<p>Tabi bunlar kağıt üstünde böyle. Genelde idare bu görevleri söyler ve ihtiyacı olan garibim öğretmen de işini kaybetmemek için yapar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilyasbat.com.tr/ucretli-ogretmenlik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

