Ben şiir yazmak istemedim ki
Kelimeyi alıp kelimeye çarpmak
Bir ahengi alıp diğerini atmak
Ne saçma hayaldi onlarla yatmak

Kadife benizli sevgilinin dizinde
Bir parça huzurun
Ya da yatılacak bir diz hayalinin izinde
Büyümek istedim
Büyütmek istedim çocukluğumu

Bir sıcak avucun kuytusunu
Kıvrak uçlu saçlarını öperken
Tatlı uykunun huzurunda
Lirizme bulaşmadan serenad yapmak istedim

Güzün hüznünde
Gözyaşı değildi görmek istediğim
Sevgilinin yüzünde
Sıcak karnın düzünde
Bir kedi olmak da fena olmazdı

Ben üzülmek istemedim ki
Üzmek de
Yazar mıydım hiç şiir üzülmesem
Bir yağmur sağanağında
Barınağım olmazdı kalem kağıt
Sevgilinin sarmalayan kucağı varken

Her hayalin peşine koyulduğumda
Yoruldum
Yıkıldım her metanet girişiminde
Vuruldum her gerçeklik eşiğinde

Bir şeyler düşüyordu
İzin alma ihtiyacı hissetmeden
Bir şeyler bir şeyleri kırıyordu
Habersiz, umursamadan

Ok yaydan çıktığında
Nereye gideceğinden bihaberdi
Bir beylik lafı, bir umursamaz gaf
Yaralıyordu
Belki parçalıyordu

Son kadehin son damlası
Bir sergüzeşt haberi
Bir bade müjdesi olmayı yeğliyordu
Bir sarhoş narasına katıldığında
Son kahkasını ağlaklığına katmıştı çoktan

Bir dünya dönüyordu
Altımızda, kaç sevda namzetini
Kaç melankolik serseriyi
Kaç aşığı savurduğundan habersiz

Bir haber geliyordu
Karalığından aklığından bağımsız
Yazgısıydı sözün bilinmezlik

Çaresizlik tohumu ekildiğinde
Ne kadar toprağı paramparça
Edeceğini bilmiyordu
O da onun kaderiydi
Bu da bizim

Sondu kader
Sonsuzluk aşkının yetim evladı
Ölüyordu, ölüyorduk
İnsanlar yavaş yavaş öldüğüne
Seviniyordu

Seviyorduk naçar
Bir kucak dolusu çiçeği
Bir ağız dolusu kahkahayı
Cepte kalmış son parayı
Ölümüze, ölümümüze harcıyorduk

Geceler hayın
Geceler bir çıban gibi
Sancarken böğrümün boşluğunu
Arar yüreğim şefkatli ellerini

Bir gül goncasının
Gizli kıvrımında saklanan
Çiğ tanesi gibi
Sabah olsun istemedim

Ayrılıklara yelken açan
Geminin yavrusunu bırakan
Yolcusuydum

Salınırken gemi
Bıraktığı her anafora
Küfürler yağdıran
Bir elveda salınışıydı ellerim

Kıskancım
Kem bakışlardan azade
Letafetinin yek anından
Mahrumluğumaydı kıskançlığım

Sensizliğin biriktiği saatler
Bir zindan mahkumunun
İnleyen merhamet temennisinin
Ev sahibiydi

Bir leyli yaranın
Devasızlığına umar
Saklıydı ışığında karanın

Bir yanıma aldım
Başarısızlığı koydum
Gördükçe kendinizi öveceğiniz
Başarınızım ben

Kurallara uygun sevemedim
Kırdım döktüm parçaladım
Baktıkça gördüğünüz
Aşık olan yanınızım

Hayal etmeyi unutalı
Asırlar olmuştu, belki de
İnsanlık tarihine eşti
Hayalsizliğim
Hayal etme gücünüzün
Kahraman hazinecisiyim ben

Kuralsızlığımı sundum sofranıza
Uysallığınızın övgüsü
Bana çarptıkça değerlendi
Uyumunuzun kuyumcusuyum

Yoruldukça terlerini içine akıtan
Gösterişsiz bir işçiyim
Alın terinizin marifeti
Marifetsizlik aynamın yansımasıydı
Değerliydi özeldi

Gidemeyen
Hüküm giymemiş bir mahkumum
Gittiğiniz yollar
Beni çiğnediğiniz ölçüde
Değerliydi

Alıp beni
Diğer benle konuşan meczupluğum
Sözlerinize gereken değeri
Cesaretinize gereken saygıyı
Verdi

Hiçsizliğimi alıp
Hiçsizliğinize katıp
Maddenizi sundunuz
Deste deste
Sessiz bestelerimle
Hayat şarkınızı oluşturdunuz
Söz ve müziği benimle anonim

Sevdiğin kadar sevilir
Öptüğün kadar öpülürsün
Demişti bir bilge
Ne büyük hataymış ne büyük yalan

Sevdiğin vakit
Karşındaki zafer sarhoşluğunda
Sevmeyi unutur
Ya öpüyorsundur ya öpülüyor
Arası veya aynı andalığı yoktur

Bir bilge
Bir muğlak zamanda
Dünyayı sevgiyle inşa etmeye
And içmişti
Oysa her sevda girişiminin
Bir savunma zaafı olduğunu
Yenildiğinde, öldüğünde gördü

Bütün insanları kucaklayan
Bir abdal
Hiçkimse tarafından sevilmeyen
Bir aptal
Olduğunu gördüğünde
Çoktan kördü

Bir şairin bir yari vardı
Hiçbir vücuttaydı
Tek yerde arama gafletinde
Bulunduğunda önce vuruldu
Öncesinde ruhunu teslim etmişti zaten

Bir kar sevdalısının romantikliği
İlk güzeli görüp de
Yıkıldığında bitmemişti
Ayağa kalkıp kovaladığında
Her şey yitmişti

Bir ressam sanatın anlamını
Bir resmi takdir ettiğinde değil
Bir resmi takdir edildiğinde
Anlamalıydı

Beğeniyorsan zaafın
Beğeniliyorsan muzafferliğin
Bakidir.