Kazaya kaldı hayallerim
Zamanında kılınmamış namaz misali
Mahzun ve ertelenmiş
Evlenecektim, siyah panjurlu evim olacaktı
Her şeye karşı olduğum gibi hayalin de kabul görmüşüne karşıydım
Mercedes’imiz kırmızı değil gri olacaktı
Hayallerime eş hayaller bulamadım
Hayalimin kuvvetine sinirlerim mukavemet edemedi

Kazaya kaldı hayallerim
Düğünümde damatlık değil kot giyecektim
Zaten gelinlik de saçmaydı değil mi sevgilim?

Kazası hiç kılınmayan namazlar gibi terk edildi hayallerim
Redd-i hayal hakkımı istiyorum hakim bey
“Olmaz evladım hayal edilmeyeni hayal etmekten suçlu bulundun
Cezan ömür boyu pembe panjurlu ev hayal etmek”
İtiraz edemiyorum, hayallerimi kazaya bırakmamalıydım
Kazaya bırakılan hayalleri toplumun mahkum ettiğini bilmeliydim
Kullanılmayan hayallerin son kullanma tarihi geçtikten sonra prangaya vurulduğunu bilmeliydim
Hayalin vakti geldiğinde onun olmayacağını bilmeliydim
Benim de hayallerim var hakim bey
“Pembe panjurlu evim, iki çocuğum ve bir de kırmızı Mercedesim olacak ama o hayırsız olmayacak”
“Aferin evladım”

Zaman sensizliği yalnızlık geçe
Hayalin peyda oluyor fikrimde
Beyin damarlarımı aşkına mahdum eden
Hayal-i aşkın fersah fersah öteden doğuyor
Uzaklığın cezbesi ile sen diyorum
Sen diyorum ve susuyorum…
Sensizliği sana tercih ediyorum
Seni hayalin vazgeçilmezliği ile aldatıyorum
Biliyor musun?
Hayalin daha vefalı ve daha maşuk
Alem yalnız sanır beni
Bilmezler maddi yalnızlık içinde milyonlarca sen
Bilmezler seni ve aşkını
Anlatamıyorum…
Sen denince boğazımda düğüm
Gözlerim ağlamaklı
Yutkunamıyorum…
Aşk 3 harf ama aşkın milyonlarca harfin hayaliyle oluşan bir alem
Yığın yığın, akın akın doğuyor içime
Gecenin gün ile vuslatının imkansızlaştığı anda
Sonu olmayan rüyalarımda benimle birlikte gayb aleminde geziyorlar..

Ne zordur bilir misin?
Unutulmayanları unutmuş taklidi yapmak,
Sevdaya kalem çekip, bitti demek.
Unutmak, en azından unutmuş görünmek.
Göz bebeklerinin gülüşünü kalbinde duya duya
Aslında sevmiyordum demek.
Pamuk ellerinin sıcaklığını hatırlayarak
Hiç başlamamalıydı demek.

Senin de şifren hala numaralarımızın son rakamı mı?
Hala birlikte yemek yediğimiz lokantada çatalın hayalimi arıyor mu?

Gitti, bilinmeze, dönülmeze, dipsizliğe
Hicranın zaferidir bugün ve vuslatın gözyaşları.
Sensizlikle gezerken sokaklarda, tek mısra dilimde
“Geçti artık istemem gelmeni”

Hiç bekledin mi?
Bir telefon sesini kurtarıcı olarak?
Hiç kapın çalınsın istedin mi?
Aniden ve sessizden…
Ya yalnızlık hiç en büyük korkun oldu mu?
Yalnızlığın sesinden korktun mu hiç?
Sessizliğin şiddeti hiç canını acıttı mı?
Mahrem duygulara vurarak
Umutsuzlukla daldığın umut âleminden
İrkilerek uyandın mı vücut âlemine?
Ve hicran hiç celladın oldu mu?

Yaş 22
Ve ben seni özlüyorum
Yaş 32
Çocuklarımda seni görüyorum
Yaş 42
Keşke sen olsaydın diyorum
Yaş 52
Çocuklarınla seni görüyorum
Yaş 62
Ölüme ramak kala sessizliğe ağlıyorum
Yaş 72
Sen diye ölüyorum