Birkaç ay önce kullandığım telefonu satmıştım ve o zamandan beri emektar 1110i ile idare ediyordum. Artık bazı şeyleri yapamamak (daha doğrusu hiçbir şeyi telefonda takvim bile yok!) tak etti ve şöyle bütçemi zorlamayacak, sağlam bir telefon alana kadar idare edebileceğim bir şeyler aramaya koyuldum ki o sırada biri Samsung Galaxy Pro önerdi. Fiyatına baktım, tipine baktım, işletim sistemine baktım tam benlik dedim ve aldım. Telefon bugün elime ulaştı. Şöyle bir günlük inceleme sonucu telefonu artıları ve eksileriyle değerlendirmek istiyorum.
Genel Görüntü
Dikdörtgen bir telefon. 2.8 inc ekran var. Bir o kadar büyüklükte tuş takımı. Telefon dış yüzeyi plastik ama elinize almadıkça anlamıyorsunuz. Masanın üstünde gayet kaliteli duruyor. Hatta anlamayan kişilere sorduğumda bin liranın üzerinde para vermişsindir diyenler oldu. Ben beyaz rengi tercih ettim.
Ekran
Telefonun ekranı beni hem çok sevindirdi hem de aşırı hayal kırıklığına uğrattı. Sevinmemin nedeni aşırı hassas dokunmatiği. Kapasitif dokunmatik ekran var ve pahalı telefonlara taş çıkartıyor hassasiyet konusunda. Hayal kırıklığım ise 256 bin renk oluşundan. Bu devirde 256 bin renk mi kaldı Allah aşkına. Samsung’ı kınıyorum. Ben diğer telefonlar gibi standart 16 milyon sanmıştım ama oldukça kalitesiz görüntüleri görünce araştırdım 256 binmiş. Bilsem almazdım yalanı yok. Telefonda multi-touch yok. Onun yerine web tarayıcılarda falan büyüteç özelliği aktif oluyor.
Şarj
Nette az gittiğini okumuştum ama bir şey diyemeyceğim. Bir gün kullandığım için net şeyler olmaz zaten diyeceklerim. Telefona haksızlık olur. Zaten bataryalar birkaç gün kullandıktan sonra kendine geliyor ki unutmazsam bir hafta sonra burayı güncellerim.
Samsung Galaxy Pro İncelemesi devamı »



